Şuan Telefonumu kapatmak için neler vermezdim.Ama şu lanet kibarlık illeti yok mu.. Umrumda olmayan bütün insanlar beni buldu sanırım bu akşam.Hı bazısı umrumda ama birine cevap verirsem diğerlerine de cevap vermek zorundaymışım gibi hissediyorum ve boğuluyorum.Evet insanlarla iletişim kurmak bile beni boğuyor yalnızlığa o kadar karıştım ki.Şuan cevap bekleyen 7 mesajım var 7 ayrı kişiden işte 8.si geldi.İnsanların konuşcak lafı, anlatıcak derdi hiç bitmiyor gerçekten.Belki de bu bloggerlık durumum daha çekilir hale getiriyor beni ama insanları bunaltmaktansa yazmayı tercih ediyorum.
Hayatımın en rezil tecrübesi demiştim ya hani simgeye anlattığım aslında onun öyle olucağı belliydi.Ben ve benim unutkanlığım yüzünden gözden kaçırdığım detaylar.İpekle konuşmuştuk bunu hatta biriyle çıkma durumuna gelip tanışmıyor gibi davranmak huyuydu bunun.Gözden kaçırdım öküzler gibi.
Hayatımda tanıdığım en salak çocukla konuşuyorum şuan sanırım boyu araya gitmiş hiç bişey demiyorum.Ya insanlar 4-5 yaşlarında bırakmazlar mı neden-niçin dönemini.Bu arkadaş hala atlatamamış.Kullanmak geçti aklımdan bi ara ama kimseye değil kendime yaptığım dank etti.Evet mesut gittiğinden beri hatta benim ipimi bıraktığı 1 yıldan beri ben hiç ben gibi davranmıyorum.Böyle babadan böyle karakterli kız dediği insan yok artık gibi geliyor.Zaman geçtikçe sürtükleşiyorum.Yaptığım bişey yok elbet ama alışıyorum sığlıklara.En basiti kullansam mı düşüncesi bile hoş değil.Ya da zaman geçirmek birileriyle.Farkettimde çok sık birilerine aşık olduğumu zannediyorum.Anlamları boşaltıyorum.Evet bi kaç haftalığına iptal olucak kadar çok etkilendim ondan ama geçmeye başladı.Ya aşk duygusunun şah damarını bulamıyorum artık ya da aslında bütün aşk sandığım şeyler canlı bile değil, damarları yok.Hep kıyısından dönüyorum bişeylerin.
Birileri beni seviyor, birileri beni ilgiye boğuyor, birileri totomu kaldırıyor, birileri hissetmişcesine ayağıma geliyor.Ama ben hiç o eski kız olamıyorum.Giderek ondan uzaklaşıyorum.Kendimden uzaklaşıyorum ben insanlara cevap vermek bile zor geliyor okyanusun ortasında tahta parçası gibiyim dalgalar getiriyor, dalgalar götürüyor.Simge var beni aynı çizgiden ilerleten bi akıntı o kadar.Bazen kimsenin gerçekliğine inanmıyorum.Çünkü yalan dolular.Yüzünüze söylemiyorum ama hepinizin yalan söylediğini farkediyorum.Belki de hepiniz nokta gibi olduğunuzdan gözümde inanmıyorum.
Hayatımda özlediğim hiç bi zaman dilimi yok keşke şuraya dönsem keşke şöyle kalsaydı diye.Çocukluğumdan nefret ediyorum, ilk ergenlik dönemimden nefret ediyorum ve 17 yaşındayım şu bulunduğum noktadan bile nefret ediyorum.Güzel olan hiç bişe yok sanki bütün hayatım koca bi hayal kırıklığından ibaret.
Bugün bi kız adını bile bilmiyorum gelip seni öpebilir miyim? Çok tatlısın dedi.Tabii dedim sırıttım.Ehh bu şulenin yanında olsa sanırım akşamına yüzümde bi sivilce falan çıkardı o derece korkmaya başladım onun nazarından.Seviliyorum sevilmesine ilgi de görüyorum ama kendimi bulamadığım sürece bi yere varamıyorum bunlarla.
Burcunun okuması bana kızması şuan umurumda bile değil ama strese bağlı zorlanmadan dolayı hasta olduğumu yazdığım bi konuşmanın altına hayatındaki en hastalıklı yorumu yapmıştı.Onun insanlığı bu kadardı mesela.Ben onun gibi olmak istemiyorum işte.
Şuleyi ele alırsak kendininde faydalanabilceği biriyle konuşurken saat başı mesaj atardı ama olay kapanıp ben bunalıma girdiğimde attığım mesajlara bile cevap vermesi seyrekleşti o derece gözüme soktu çıkar ilişkisini.Ben öyle de olmak istemiyorum.
Herkes sustu sonunda..İçimi boşalttım ve daha iyiyim.Teşekkürler blog <3
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder