6 Ekim 2010 Çarşamba

Daha sert basa basa daha güçlü



"Ben şu yandaki hayalden vazgeçtim."








Vazgeçtim işte öyle bi vazgeçtim o en baştaki elin sahibini kazığa oturttum.Boşuna saklamadım bana attığı kazıkları oturtcak yerim olmalıydı döndüğünde.Umarım yeni rahattır, tam oturmuştur.Vicdan azabı dersen boğazım indi üzüntüden yutkunurken bile acı çekiyorum..Duyguların ne zaman piç oldu dedi senin gibi bi piç zamanında diyemedim, git diyebildim sadece.

Beni ne kadar özlediğini anlattırdım, istediğin bi şans daha olsun dedim, bensiz yaşadığı acıyı dinledim, eskiden kalma konuşmalarımı toparlayıp onu hala sevdiğime inandırdım ki zaten ruh hastası beni seviyorsun diyip duruyordu.Diğer yandan güldüm, dalga geçtim, sıraladığı özlem kelimelerini kopyalayıp eğlendim.Ve o tam hala onu sevdiğimi sanmanın rahatlığıyla defolurken arkadaşlarımla olan konuşmaları kopyaladım.Kandırdın beni dedi...Beni zehirleyen sendin elbet bir gün ben de seni zehirlicektim dedim, canın sağolsun dedi.Sonra, sonrası kötü canavarlaştığımı farketti çünkü karşısında itip itip düşürdüğü kız çocuğundan çok daha zehirlisi vardı.

Boğazıma mesut takılmış gibi acıtıyor.Gitmek kazanmak değildir kaybetmekte.Gitmek, gitmektir işte...Karanlığı, enkazı, tozu, dumanı ona bıraktım çünkü ben ışığını arayan güzel günebakanım.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder