Yenemem onları kıyamete kadar.
Üzüm suyumu içerek pencere kenarında oturuyordum ki derin bir sitem duydum.Bazı insanları hayatımda istemediğimi farkettim.Çünkü artık iki yüzlülüğe, riyakarlığa katlanıcak yüreğim yok.Sonra hayatımda ne kadar çok riyakar insan barındırdığımı farkettim.Hiçte katlanmama gerek yok aslında af benim işim değil.Üstelik tanrının bile affetmekte güçlük çekeceği bişeyi! Bencilliğin sınırlarını zorlayan, hormonlarının esiri olan, karaktersiz, sıfatsız ucubelerle benim ne işim olabilir ki? Sen hiç bir durumda güvenilmicek, ar damarı çatlamış, uslanma nedir bilmez küçük bir canavarsan benim affımı haketmezsin.Eski çağlarda olabilirdik ve sen zehir içmeyi deneyebilirdin çok iyi bildiğim formüller vardır, önerebilirdim.Hala insanların yüzüne bakabildiğine şaşmalı çünkü bu kadar onursuz, kişiliksiz olarak.Hiçte özür nedir bilmez bunlar bi de pişmanlık duygusundan nasibini almamışlardır.Asla ben iğrenç biriyim diyemez kendini suçlayamaz bütün suçun sahibi olduğu halde.Herneyse benim için fazla kötü, hayatımda olması benim yararımdan çok zararıma.Nöbetçileeer kesin boynunu!
Ahh bi dakika durun! Belki de yılanlığının bi açıklaması vardır.Zavallı belki de hayatında ona bakabilcek en yakışıklı ve düzgün insanı bulduğunu sanmıştır.Vah canıım kimseler mi bakmadı sana, sevimsizliğine? Ama tabi bu hayatta sana bakabilitesi imkansız biriydi o atlamalıydın en ufak fırsatta hainliğe.Bütün mahalle bana aşık saçmalıklarını bi kenara bırakalım hadi krolar, çöpçü kılıklılar, ilkokul çocuğu görünüşündeki ergenler ve yaşının ufaklığına rağmen boyundan ve sıskalığından büyük sözlerle konuştuğun için senden faydalanabilceğini zannedenler aşık olabilir ya da sen öyle sanabilirsin.Asla ve asla bu yaptığın hiç bi rezilliği açıklamıcak bunu biliyoruz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder